Bu yaz ABD’den kazandığı bursla kariyerine ve eğitimine St.Louis Christian Academy’de devam eden genç basketbolcu Mehmet Ulus, UBA International’ın sorularını yanıtladı.

Geçen yaz aylarında UBA International’ın desteğiyle ABD hayallerini gerçekleştiren genç oyuncunun sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

  • Merhaba öncelikle bize biraz kendini tanıtmanı istiyoruz. Basketbola nasıl başladın? 

Merhaba, ben Mehmet Bektaş Ulus. 21 Nisan 2000 Ankara doğumluyum. 11 yaşıma kadar Ankara’da yaşadım. Hem annemin hem de babamın işleri dolayısıyla 2011 yılında İstanbul’a taşındık. Basketbolla tanışmam İstanbul’a gelmeden 4 ay önce Ankara’da öğrenim gördüğüm ilkokulda, Tofaş Spor Okulu ile oldu. Bundan önce basketbola çok ilgim yoktu. Daha çok futbol oynamak isterdim. Okulumda böyle bir imkan olunca benim de ilgimi çekmişti. İstanbul’a taşındıktan sonra 5-6 ay boyunca basketbol oynamadım. Ondan sonra bazı spor okullarında 1-2 sene boyunca basketbol eğitimime devam ettim. Basketbolda dönüm noktam Murat ve Oktay Öztürk abilerimle tanıştıktan sonra oldu. Onların kendilerine ait İstanbul Anadolu Yıldızları isminde kulüpleri vardı. Orada yıldız takıma kadar oynadım. Yıldız takımda onların sayesinde Fenerbahçe Yıldız B (Selimiye) takımında oynadım. Selimiye’de Ozan Abi başta olmak üzere Berk, Mustafa ve Anıl abilerim çok yardımcı oldular. Genç takımda kadro çok dolduğu için Fenerbahçe’den ayrılıp Suadiye Basketbol forması giymeye başladım. Burada tüm sezon boyunca oyun olarak gelişmem için Volkan ve Serkan abilerim çok yardımcı oldular. Fiziksel olarak da Dicle Abi yardımcı oldu. Yazın da Hasan biyle bireysel gelişim üzerine çalıştık. Böylece Amerika hayalimin fikirleri canlanmaya baslamıştı.

  • Türkiye’de her zaman için genç sporcuların ikilemde kaldığı bir konudur. Basketbol kariyeri mi eğitim hayat mı daha önemli? Aslında asıl hedef ikisini bir arada götürebilmektir. Sen bu konuda neler düşünüyorsun? İkisi bir arada başarılı bir şekilde yürüyebiliyor mu? 

Ben Türkiye’de iken ders konusunda hiçbir sıkıntım yoktu. Birlikte götürülebiliyor fakat ne zaman büyük sınavlar yaklaşıyor, işte o zaman zorluk anlaşılabiliyor. Bu yüzden çoğu başarılı oyuncu ya da öğrenci, ikisi arasında seçim yaparak birini kaybediyor. Ben bunu asla düşünmedim. Bu yüzden Amerika bana daha yakın bir seçenek gibi geldi diyebilirim.

  • Sana ABD’de basketbol bursu alma kararı aldıran en önemli faktör neydi? 

Benim basketbolda geleceğimi, ailemin de eğitimimi düşünmesi üzerine farklı araştırmalar yaptım. Bu araştırmalar sonucu Türkiye’de kalsaydım, birini seçmek zorunda kalabileceğimi ya da ikisi beraber giderken istediğim yeri elde edemeyebileceğimi gördüm. Bu noktada Amerika’nın basketbol ve eğitim birlikteliği için iyi bir sisteme sahip olduğunu öğrendim. Bu durumun Amerika’ya gitmemde en büyük etkiyi yarattığını söyleyebilirim.

 “DÜNYANIN HER KITASINDAN TAKIM ARKADAŞIM VAR” 

  • ABD’ye gidiş sürecinden biraz bahsedebilir misin? Adım adım kısaca neler yaşandı? 

Amerika’ya gidiş sürecim baya uzun oldu diyebilirim. Çok fazla kişiyle konuştum. Tabii o dönemde ailem Amerika’ya gitmeme sıcak bakmıyordu. Orçun Topçu abimle görüştükten sonra sıra ailemi ikna etmeye gelmişti. Ailem de Adin Adinovic ile görüşmeyi kabul etti. Adin abiyle görüştükten sonra doğru kişilerin onlar olduğunu anladık. Benim maç videolarım ve gerekli evraklar hazır olduktan sonra UBA International benim için okulumu ve bursumu bir ay içerisinde ayarladı. Buraya kadar her şey güzeldi. İlk vize görüşmesi için Ankara’daki konsolosluğa gittiğimde sebepsiz yere vize başvurum reddedildi. Bundan sonraki süreçte vize için profesyonel destek aldık. İkinci başvurumuz da reddedildi. Bundan sonraki süreç benim için zor oldu çünkü her başvuru ailem için maddi ve manevi yük oluyordu. Son başvuru öncesinde UBA International ile birlikte okulu değiştirmeye karar verdik. Okulumun başlamasından 10 gün sonra İstanbul’daki ABD konsolosluğuna gittim ve bu kez vize işlemleri başarıyla sonuçlandı. 5 gün gibi kısa bir sürede hazırlanıp biraz gecikmeli de olsa yeni hayatıma ilk adımlarımı attım.

  • ABD’den burs kazanma aşamasında UBA International’dan ne gibi destekler aldın? 

UBA International’dan başta Adin Adinovic ve Orçun Topçu olmak üzere önemli yardımlar aldım. O kadar olumsuzluğa rağmen onlar imkanlarını zorlayarak beni hayallerime kavuşturdular. Onlara çok teşekkür ederim.

  • ABD’de spor ve yaşam kültürünün Türkiye ve Avrupa’ya göre çok farklı olduğu hep söylenir. Uyum sağlayabildin mi ve bu süreç nasıl geçti? 

Okulumda tek Türk öğrenci olmamın biraz sıkıntılı olacağını düşünmüştüm. Ancak okula başlayınca insanların çok cana yakın ve yardımsever olduklarını gördüm. Bu yüzden alışmam zor olmadı. Bana her konuda yardımcı oldular.

  • Kendi kendini analiz edecek olursan basketbolda hangi şeyleri iyi yapıyorsun ve hangi becerilerini geliştirmen gerektiğini düşünüyorsun? 

Ben basketbol kariyerimin her döneminde çok iyi bir şut formu ve ortalamasına sahiptim. Her yaş aralığında genellikle şutör olarak oynadım. Ancak küçükken kilolu olduğum için genellikle yavaştım. Kilo verdikten sonra normal hızıma kavuştum. Son 2-3 sezondur hız ve savunma üzerine çok çalışmaya başladım. Çalışmaya da devam etmem gerektiğini düşünüyorum.

  • Genelde her sporcunun bir idolü vardır. Senin kendine örnek aldığın bir idolün var mı? Varsa onun hangi becerilerinin sende olduğunu düşünüyorsun veya hangi becelerine sahip olmak istersin? 

Vassilis Spanoulis ve Juan Carlos Navarro benim iki büyük idolümdür. Hem şut yetenekleri hem de liderlik vasıfları benim çok ilgimi çekmiştir. Belki benim şut tekniğim biraz benziyor olabilir. Ancak onlar gibi bir lider olmak, soğukkanlı olmak hedefim olabilir.

 “AMERİKA ŞAMPİYONASI’NA KATILMAYA ÇALIŞIYORUZ” 

  • ABD’de basketbol dışında kalan zamanlarını nasıl değerlendiriyorsun? 

Benim için genellikle 24 saatlik bir günün 6-8 saati uyku, 6-8 saati basketbol ve geri kalanı da ibadet ve derslerle geçiyor. Televizyon izlemek, dışarı çıkmak gibi aktiviteler için çok zamanım olmuyor. Bu tür şeylere tatillerde zaman ayırabiliyorum.

  • Şu anda kadrosunda yer aldığın takımdaki arkadaşlarınla ilişkilerin nasıl? Koçların sana yaklaşımlarını nasıl değerlendiriyorsun? 

Her kıtadan takım arkadaşım var. Buraya gelen insanların hedefleri aynı olduğu için bu hedefe ulaşmak da daha kolay oluyor. Bu yüzden iyi bir sezon geçiriyoruz. Amerika Şampiyonası’na katılmaya çalışıyoruz. Antrenörler bana çok yardımcı oluyor. Her gün ekstra idman için bir kez bile hayır demiyorlar. Zihinsel ve fiziksel her problemde yardımcı oluyorlar. Biz burada bir aile gibiyiz ve bu yüzden de ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Sadece oyuncuları kolejlerden burs almaları için yani bir üst seviyeye çıkabilmeleri için hazırlıyorlar. Maç kazanmak sonraki bir iş olarak görülüyor.

  • Senin gibi kariyeri için ABD’ye gitmek gibi önemli bir adım atmak isteyen sporcu arkadaşlarına ne gibi tavsiyelerin olur? 

Ben çok fazla zorluk yaşadım. Amerika hedefi olan arkadaşlar, öncelikle böyle bir imkan yakaladıklarında olası sıkıntılar karşısında kesinlikle vazgeçmemeliler. Her şeye rağmen çalışmayı bir hayat felsefesi haline getirmelisiniz. Bugün etkisini göremeyebilirsiniz fakat kesinlikle ileride farkı göreceksiniz. Bu yüzden buraya gelmeden önce sadece çalışmanın olduğu bir hayatı düşünüp öyle gelmeleri sizin için bir artı olabilir.

  • Gelecekle ilgili kariyer planların nelerdir? 

Buraya geldiğimden beri birbiriyle bağlantılı iki hedefim var. İlk hedefim Division 1 veya Division 2 kolejlerinden burs almak. İkinci hedefimse burs aldığım okulda diyetisyenlik bölümünü okumak. Böylece basketbol kariyerim bittiğinde de bir klinik açarak hayatımı devam ettirebilirim.

Mehmet Ulus: “Burada Bir Aile Gibiyiz”

KAPAT